İl Genel Meclisinde, kaymakamlık ve köy muhtarlığının Valiliğe yaptığı müracaat değerlendirildi. Müzakereler sonucu, Hacıoğlu köyünün isminin Sepetçioğlu olarak değiştirilmesine karar verildi.
Değişiklik, İhsangazi'de bu yılki Sepetçioğlu ve Siyez Bulguru Festivalinde alınan karar doğrultusunda yapıldı.
Bu karar, halk kahramanı Sepetçioğlu Osman Efe'nin adını, yaşadığı köyde ölümsüzleştirmek amacıyla alanmıştı.
-SEPETÇİOĞLU OSMAN EFE-
İkinci Mahmut döneminde, Kastamonu'nun Araç ilçesi, Boyalı bucağı, Yukarı Afşar köyünde doğdu. Bu köyün adı daha sonra Hacıoğlu olarak değiştirildi ve İhsangazi ilçesine bağlandı.
"Sepetçi" lakabını, babası Sepetçi Mehmet Pehlivan'dan almıştır. Babasından kalma sepetçilik mesleğini yapmaktayken, eşkıyalıkla geçinen, Kastamonu ve çevresini haraca kesen Zileli Rüstem ve adamları dükkanını basarak kendisinden haraç sepet isterler. Osman da yoksul bir esnaf olduğunu ve parasız sepet veremeyeceğini söyleyince Rüstem ile kavgaya tutuşurlar ve Rüstem'i orada öldürür. Bu olayın ardından dağa çıkar.
Sepetçioğlu Osman Efe adıyla nam salar. Bu arada gıyabında mahkemesi yapılır ve kadı, Sepetçioğlu'nun nefs-i müdafaa nedeniyle Rüstem'i öldürdüğünü söyince Osman beraat eder.
Köpekçioğlu Osman Efe ve 14 arkadaşı bu müjdeyi vermek için Sepetçioğlu'nu arayıp bulurlar. Bir ara Araç'ın Huruşveren köyündeki bir düğüne güreşmek amacıyla gelir. Güreşler sırasında köyün ağası Tahmiscioğlu Mustafa Bey'in kızı Afet ile aralarında bir yakınlık doğar, birbirlerine aşık olurlar. Mustafa Bey, durumu hisseder ancak bu durumdan mutlu olur ve Osman'ı ''oğulluğu'' olarak koruması altına alır.
Mustafa Bey, eski bir yeniçeri artığıdır ve Osmanlı'nın yeniçeriliği ortadan kaldırmasından dolayı Osmanlı'ya karşı Efe'yi kullanmak ister. Efe bu isteğe karşı çıkarak ağasının tepkisini toplar. Bunun üzerine Afet ile Gülpü Dağlarına çıkar. Buradan da İstanbul'a geçmeyi düşünmektedir. Ancak Mustafa Bey, Kastamonu Valisine Sepetçioğlu'nun bir eşkıya olduğu ve padişaha karşı bir başkaldırı düzenlemek amacıyla dağa çıktığını ve İstanbul'a padişahı tahttan indirmek için gideceğini söyler. Bu durum saraya da bildirilir. Hakkında yakalanıp İstanbul'a götürülmesi yönünde ferman çıkarılır. Zaptiyeler tarafından Gülpü Dağlarında sıkıştırılmasına rağmen buradan kaçmayı başarır. Ancak sevdiği Afet yakalanarak Kastamonu Cezaevine kapatılır.
Sepetçioğlu, çevresine topladığı 60 kadar zeybek ile Kastamonu Cezaevi'ni basarak Afet'i kurtarır. Ancak, Kışlaönü'nde 1500 asker tarafından etrafı kuşatılır ve burada çıkan çatışma sonucu yakalanır ve İstanbul'a götürülür. Bu sırada Tahmiscioğlu Mustafa Bey baş kaldırarak Kastamonu ve Sinop'u ele geçirir. Bunun üzerine II. Mahmut asıl başkaldırıyı öğrenir ve Sepetçioğlu'nu bağışlar.
Sepetçioğlu'ndan Cide'de asker toplayarak Tahmiscioğlu güçlerini vurmasını ister. Osmanlı ordusuyla Sepetçioğlu güçleri birleşerek Tahmiscioğlu baş kaldırısını bastırırlar. Bunun üzerine padişah tarafından ödüllendirilir. Kendisine çeşitli hediyelerle birlikte bir de ev verilir ve Kastamonu'nun sayılı varlıklıları arasında ölümüne kadar mutlu bir yaşam sürdürür.